Genç çiftler için haftasonu Atina kaçamağı
Yunanistan’dan yeni almış olduğum Schengen vizesini kullanmak için haftasonu Atina kaçamağı yapalım istedik. Bu konuda Pegasus da bize yapmış olduğu kampanya ile oldukça destek oldu gerçekten.
Bazen Pegasus‘un kampanyaları faydalı olabiliyor.
Atina şehir turu için Atina’ya ilk geldiğimizde ne kadar “normal” bir şehir olduğunu farkettik. Özellikle İzmir’de yaşayan birisi için çok ilginç bir dokusu olduğunu söyleyemem.
Yine de haftasonunu değerlendirebilmek için eğer gayet uygun bir bilet bulunabilirse güzel bir seçenek olduğunu söylebilirim.
Genç Çiftler için Haftasonu Atina kaçamağı – Atina’da görülecek yerler
Acropolis

Atina’da görülecek yerler listesinin en başında tabi ki Unesco Dünya Mirası listesinde olan Acropolis var. Acropolis iki eski yunan kelimesinin birleşmesinden oluşuyor, Akron; en üst nokta, polis; şehir, yani en üstteki şehir olarak tanımlayabiliriz.
Acropolis’in bu şekilde yukarıya inşaa edilmesinin tabi ki bir kaç sebebi var; bunlardan en kabul göreni herhangi bir saldırı anında civardaki en yüksek noktaya çıkıp korunmak için olduğudur.
Acropolis içerisinde bir çok yapı bulunuyor, bu yapılardan en önemlisi tanrıça Athena için yapılmış olan Parthenon’dur.
Acropolis gün batımına denk geldiğinde gerçekten çok etkileyici olabilecek bir yer. Biz yukarıya doğru tırmanırken hava oldukça açık ve sıcaktı Şubat ayında olmamıza rağmen, bu yüzden biraz rahatsız olduk. Yaz mevsiminde düşünmek dahi istemiyorum:)

Anafiotika

Burası Atina’nın pek bilinmeyen ilginç bir mahallesi. Hikayeye göre 1841 yılında Yunan kralı şehrin yeniden inşaası için anafi adası sakinlerini Atina’ya getirmiştir ve şehrin yeniden kurulması için çalışmalar başlamıştır. Ancak bu Anafi adalılar sadece tek bir mimari çeşidi bildikleri için “küçük Anafi” anlamına gelen Anafiotika mahallesi kurulmuş olur.
Akropolis’ten indikten sonra graffitili sokakları takip ederek Anafiotika’ya ulaşabilirsiniz. Daracık sokaklarda gezinerek keyifli bir zaman geçirilebilir. Atina’nın genel çehresinden farklı olduğu için biz oldukça keyif aldık Anafiotika’dan.
Plaka
Plaka aslında bir bölgenin genel ismi. Burada sağlı sollu kaldırımlara masa, sandalye atmış bir çok cafe, restaurant mevcut. Biraz soluklanmak, kahve içmek için uygun bir yer. Sokaklarda dolanıp sıcak bir kahve içilebilir.
İzmir ve çevresinde oturanlar burayı Kuşadası çarşıya benzetebilir. Çoğu dükkanda zeytin, zeytinyağı, sabun, nazar boncukları var:) Zaten kültürler oldukça karışık olduğu için aksini beklememek gerekli.
Kolonaki
Kolonaki için Atina’nın Nişantaşısı demek çok da yanlış olmaz. Lüks mağazalar, cafe’ler var bu bölgede. Alışveriş yapmak için gelenler için müsait bir yer.
Parlemento Binası

Parlemento Binası önünde nöbet tutan askerlerin nöbet değişimini izlemek ilginç bir deneyim olabilir.
Monastiraki Meydanı
Burası aslında Atina’nın en işlek meydanıdır, çok turistik ve kalabalıktır. Meydanda Osmanlı Dönemi’nden kalan bir de cami bulunur; Tsisdarakis Camisi.
Milli Park


Burası şehrin ortasında bir cennet. İzmir’de yaşayanlar burayı Kültürpark fuar alanının bozulmamış ve daha doğal hali olarak görebilirler.
Atina’lılar burada çeşitli sportif atraksiyonlarda bulunuyorlar ve doğal güzelliği sebebi ile soluklanmak için birebir.
Olimpos Zeus Tapınağı

Milli Park’tan çıktıktan sonra karşınıza Olimpos Zeus Tapınağı geliyor. Burası döneminde Yunanistan’ın en büyük tapınağı olarak ünlenmiş ve 104 adet sütuna sahipmiş. Dünya’nın en büyüğü ise 127 sütuna sahip Efes’te bulunan Dünya’nın yedi harikasından birisi olan Artemis Tağınağı‘dır.
Antik Olimpiyat Stadı, Panathinaiko Stadyumu

Burası Olimpiyat oyunlarının başladığı yer. MÖ 566 yıllarında tahta oturaklarla ilk inşaası yapılmıştır, daha sonra MÖ 329 yılında mermer kullanılarak yenilenmiştir. 1896 yılında ilk olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapmıştır.
Bonus: Antik Araç Sergisi
Panathinaiko Stadyumundan çıktıktan sonra karşımıza Antik Araç Sergisi çıktı. Buradan da birkaç fotoğraf paylaşıyorum



Atina’da nerede yenir?
Sadece bir haftasonuna sahip olduğumuz için haftasonu Atina kaçamağı adına güzel ve özel lezzetler tatmak istedik.
Yunanistan bilindiği gibi yemek kültürü olarak bize çok benziyor. Bir çok ortak yemeğimiz var; baklava, yoğurt, musakka, pilaki vb vb… burada bu bizim, bu onların tartışmasına kesinlikle girmeyeceğim, sadece çok iyi olarak düşündüğümüz restaurant ve cafe’leri paylaşacağım.
Öneri olarak sunacağım restaurant ve cafe’ler klasik Yunan mutfağı servis etmiyorlar, daha modern ve yenilikçi menülere sahipler.
Philos
Solonos 32, Athina 106 73, Yunanistan

Burası atıştırmalık, öğle yemeği için ilk tercihimiz. İçerisinin dizaynı ve menüsü gerçekten mükemmel.
Rezervasyon yapmanızı tavsiye ederim, aksi halde yer bulmak çok zor.
It
Skoufa 29, Athina 106 73, Yunanistan

Eğer vegan, vejetaryen menü arıyorsanız burası sizin için yapılmış. Kullandıkları malzemeleri yerel, küçük üreticilerden temin ediyorlar ve menüleri gerçekten çok zengin.

Da Vinci Gelato
Adrianou 50, Athina 105 55, Yunanistan
Acropolis’e çıkmadan önce güzel bir serinlik için tam karşınıza Da Vinci geliyor. Yaz-Kış ayırmadan dondurma yerim diyorsanız tam size göre 🙂

Lotte
117 42, Tsami Karatasou 2, Athina 117 42, Yunanistan

Küçük, şirin bir cafe. Akşam üzeri Prosecco ve Cheesecake için oturulabilir.
Hatırlatmamda yarar var, buradaki cheseecake’ler bildiğimiz cheesecake’lerden biraz farklı. daha çok krema üzerine reçel gibi 🙂 Ancak lezzeti güzel ve tüm gün yapılan gezinin üzerine gerçekten çok iyi gidiyor.
Little Tree Books&Cafe
Kavalloti 2, Athina 117 42, Yunanistan
Burası hem bir kitabevi hem de çok çeşitli çayları olan bir cafe. Dinlenip, kafa dinlemek için birebir

Argoura
Agisilaou 49, Kallithea 176 75, Yunanistan
Buraya Vedat Milor’un bir yazısı üzerine geldik ve gerçekten inanılmaz saatler yaşadık. Vedat Milor‘un Argoura hakkındaki yazısına buradan ulaşabilirsiniz.
Burası hakkında çok fazla şey anlatmama gerek yok, sadece gidin ve lezzetten kendinizi kaybedin diyebilirim.
Argoura’da Midye ve istiridye, Yılan Balığı, Pike, Domates salatası, Beyaz ev şarabı sipariş ettik.
Bize ikram olarak Çipura carpaccio sundular ve kapanışta da Limonlu turta sipariş ettik.
Özellikle yılan balığı hayatımda yediğim en iyi yemeklerden birisi olabilir. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Buraya Monastiraki Meydanından taksi ile yaklaşık 5 Euro ödeyerek ulaşabilirsiniz. Metro, otobüs gibi seçenekler de var ancak duraklar mekana uzak olduğu için taksi daha iyi bir seçenek.





Seyahatlerinizde size faydalı olacağını düşündüğüm konular için buraya tıklayabilirsiniz.
Dikkatinizi çekebilecek diğer yazılar:
Genç Çiftler için Haftasonu Atina Kaçamağı
Kısıtlı Zamanda Bologna Seyahat Rehberi
Sakız Adası Gezi Rehberi – Kuzey ve Orta Batı
Kendin İçin mi Geziyorsun, Yoksa Paylaşım İçin mi?
Seyahatleri Neden Yanlış Hatırlarız (ve Onları Gerçekten Nasıl Hatırda Tutarız)
10 Küçük Valiz Hazırlama Alışkanlığıyla Seyahatleri Kolaylaştır
Akıllı Bütçeleme: Daha Az Harcayarak Daha Fazla Keyif Almanın Yolu
Tamamen odaklanarak görevlerinizi bitirmek için


