
Viyana gezisi Avrupa seyahatlerimiz arasında en keyif aldığımız noktalardan birisidir diyebilirim. Bu yazımızda Viyana’da 3 gün geçirerek şehrin hem karanlık hem de inanılmaz sıcak yapısı, restaurantları, orta çağ’dan kalma yapılarını görerek tam tamına mükemmel bir gezi planlayacağız.
Viyana’da 3 gün aslında hem şehri yaşayabilmek hem de oldukça keyifli bir turistik gezi yapmak için yeterlidir diyebilirim.
Çok da uzatmadan gün gün plan yapmaya başlayalım;
1. Gün
Mariahilfer Strasse
Mariahilfer Strasse’ye küçük bir İstiklal Caddesi, bir Kıbrıs Şehitleri Caddesi diyebiliriz. Burası yaklaşık 2 km’lik uzunluğu ile Viyana’daki en büyük alışveriş caddesidir. Zincir mağazalardan butik dükkanlara, süpermarketlere her türlü alışveriş için uygun nokta bulunabilir.
Alışverişin yanı sıra cafe, bar, restaurant konusunda da oldukça geniş bir seçeneğe sahiptir. Bu konuyu farklı bir maddede açıklayacağım:)
MuseumsQuartier

Mariahilfer Strasse’nin sonunda MuseumsQuartier bulunur.
Burası bir çok müzenin bulunduğu çok renkli, çok güzel bir meydan.
MuseumsQuartier Viyana’da sanatı en güzel yaşayabileceğiniz yerlerden birisidir. Burası bir buluşma noktası, keyifle zaman geçirme noktası, kafa dinleme noktası, tam bir keyif noktasıdır.
Etrafta her saat her yaştan insanın keyifle takıldığı bu kadar güzel bir alan nadir bulunur.
Leopold Museum, MUMOK(Ludwig Modern Sanatlar Müzesi), Architekturzentrum Wien(Mimarlık Merkezi Viyana), ZOOM Kinder Museum(ZOOM Çocuk Müzesi), Kunsthalle Wien, Art Cultur Center, Tabakmuseum, burada bulunan bazı müzelerdir.
Volkstheater
MuseumsQuartier’in çıkışında sol tarafta Volkstheater’ı bulabilirsiniz. Adından da anlaşıldığı üzere burası Halk Tiyatrosu. Volkstheater 1889 yılında açıldı ve bugün 830 koltuğuyla beraber almanca konuşan ülkeler içerisinde en büyük tiyatrolardan bir tanesidir.
Parlamento Binası
Volkstheater’in karşısına çıkıp ilk sağ sokaktan devam edildiğinde Parlamento Binası solunuzda kalacaktır. Parlamento Binası 1874-1884 yılları arasında mimar Theophil Hansen tarafından neoklasik tarzda yapılmıştır.
Viyana’nın en görkemli binalarından birisi olan Parlamento Binası 2. Dünya savaşında büyük oranda zarar gördükten sonra 1956’da aslına sadık kalınarak restore edilerek yeniden açılmıştır.
Sütunlu girişin önünde merkezde, tanrıça Athena’nın en üstte olduğu Athenebrunnen çeşmesi bulunur.
Pazar günleri kapalı olmasına rağmen haftaiçi her gün 08:00-18:30 ve Cumartesi günü 09:00-17:00 arasında ziyaret edilebilir.
Burgtheater
Burgtheater(Kale Tiyatro) 1888 yılında İtalyan rönesansı tarzında Karl von Hasenaues ile Gottfried Semper tarafından yapılmıştır. Ön cephede Apollon heykelini görebilirsiniz.
Rathaus
Rathaus(Belediye Binası) 1872-1883 yılları arasında mimar Friedrich von Schmidt tarafından yapılmıştır. Oldukça ihtişamlı olan Rathaus neo-gotik tarzda inşa edilmiştir.

Belvedere Sarayı

Rathaus’tan sonra Rathausplatz/Burgtheater tramvay durağından D nolu tramvaya binip Schloss Belvedere durağında inerek Belvedere Sarayı’na (Schloss Belvedere) gideceğiz.
Belvedere Sarayı 1683 yılında Osmanlı kuşatması sırasında çok iyi bir savunma yapan Prens Eugene için yapılmış. Saray aşağı ve yukarı olmak üzere iki kısıma ayrılmış durumdadır.
Yukarı Belvedere’de 19.yy ve 20.yy Avusturya resim koleksiyonu bulunur, Gustav Klimt(Küss), Richard Gerstl ve Van Gogh burada eserleri bulunan bazı sanatçılardır.
Binayı dışarıdan inceledikten sonra bahçede gezinti yapılabilir. Bambuların bulunduğu alan ilginç olabilir.
Karlsplatz
Belvedere Sarayı’ndan sonra U4 metro ile 1 durak veya 2 nolu tramvay ile 2 durak giderek Karlsplatz’a varılabilir.
Akşam Yemeği
Figlmülller, Bäckerstraße 6, 1010 Wien, Avusturya
+43 1 5121760
Figlmüller Viyana’da en klasik yemeklerin yenebileceği restaurant’lardan birisidir. Doğal olarak en klasik de Schnitzel’dir 🙂
Bir Viyana Schnitzel’i, patates salatası ve beyaz şarap akşam yemeği için mükemmel bir menü olacaktır. (Schnitzel için Figlmüller’de klasik domuz etli ve tavuk olarak iki çeşit seçenek vardır)
En önemli hususlardan birisi burasının aşırı yoğun olması ve rezervasyon olmadan yer bulmanın çok ama çok zor olduğudur. Bu yüzden mümkünse bir kaç gün önceden rezervasyon yaptırmanız işleri çok kolaylaştıracaktır.

2. Gün
Viyana Operası
Meşhur Viyana Operası’nın içerisini gezmek mümkün. Hatta guided tour da yapılıyor, buna katılmanızı öneririm. Gerçekten oldukça ihtişamli bir yapı.
Bir de gitmeden önce Opera programını kontrol etmenizi tavsiye ederim, belki mükemmel bir opera şöleni yaşayabilirsiniz.


https://www.viennaclassic.com/en/home.html
Stephansdom
Kartner Strasse’den devam ederek Stephansdom’a ulaşabilirsiniz. Burası Eski Viyana olarak da geçiyor. Dolambaçlı yolları, dar sokakları ile oldukça ilginç bir yer.
Bu alanda 13.yy’dan beri bu kilise mevcuttur. Ancak 13.yy’dan günümüze gelen tek kısım devler kapısı ve iki yanında bulunan putperest kuleleridir.

Stephansdom’un bir kenarında bulunan heykelde bir yeniçeriyi ayaklar altına almış şekilde tasvir etmişler. Viyana, Osmanlı’lardan oldukça etkilenmiş ve günümüze kadar bu etkiyi gösteren bir çok esere ve anıya sahip bir şehirdir.

Stephansdom’un çanı Osmanlı’lar geri çekilirken geride bıraktıkları, top, miğfer vb eşyalar eritilerek üretilmiş ve yıllarca Osmanlı akıncıları görüldüğünde haber vermek için kullanılmış. O dönemden 1956’ya kadar çan yanında asker bulundurma geleneği devam etmiş.
Stephansdom’un bir özelliği de Mozart’ın bir kenarda beş parasız bir şekilde hayata gözlerini yummuş olmasıdır. Hatta daha da acı olan yaklaşık bir hafta kadar kimse onu farketmemiş.
Viyana’daki gibi ilginç sırlar ve farklı bilgiler için Bologna’nın Yedi Sırrı yazımızı incelemeyi unutmayın 🙂
MozartHaus
Stephansdom’un bir sokak paralelinde MozartHaus(Mozart müzesi) vardır. İçerisi gezilebilir, Mozart burada Marriage of Figaro’yu bestelemiştir.
Veba Sütunu(Pestsäule)
Stephansdom’un tam karşısında bulunan 1990 yapımı kıvrımlı cam binayı takip ederek Graben’e doğru girebilirsiniz.

Graben’den ilerleyerek gezerken karşınıza Veba Sütunu çıkacaktır.

Tatlı Arası:)
Graben’den devam ederken yolun sonunda Julius Meinl Am Graben vardır. Buradan sola dönüp devam ettiğinizde ünlü markaların mağazalarının bulunduğu Kohlmarkt’a geliyorsunuz.
En karşınızda Hofburg Sarayını görebilirsiniz, ancak buraya gelmeden önce ünlü Sacher Torte’nin yapıldığı Sacher Oteli Pastanesi’ne uğrayabilirsiniz. Burada güzel bir tatlı arası verdikten sonra geziye kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
Hofburg Kompleksi



Hofburg kompleksine girildiğinde sağ tarafta Sisi Müzesi ve Hofburg Sarayı sol tarafta da Kış Binicilik okulu olacaktır.
Burası Kral Franz Joseph ve eşi Elizabeth Sisi’ nin kışlık saraylarındandır. Burada kullandıkları eşyalar, mobilyalar vb sergilenir. O dönemleri yaşamak için oldukça ilginç bir deneyim olacaktır.
Hofburg Sarayının önünde şaha kalkmış atın üzerinde Prens Eugene atıyla Osmanlı eşyalarını ezerken betimlenmiştir.

Hofburg sarayının ana girişinde üç adet heykel vardır, bu heykellerden ortada olanı Avusturya askeri, iki yanında da Osmanlı ve Fransız askerleri vardır.
Zaten tüm Viyana’da Osmanlı izlerini inanılmaz derecede hissedeceksiniz.

Küçük bir anektot:
Viyana’nın kahve ile tanışma hikayesi 1683’te Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın, İkinci Viyana Kuşatması’nda yeniçerilerin yanlarında getirdikleri 500 çuval kahveyi Viyana’da bırakmasıyla başlar. Rivayete göre, Osmanlı ordusu kuşatmaya gelirken tonlarca çuval kahve getirmiştir. Yenilgiden sonra tüm kahve çuvallarını Viyana’da bırakmışlardır. Bu şekilde de kahve Viyana’ya gelmiştir.
Viyana’da 3 gün geçirirken her bulduğunuz fırsatta birer kleiner brauner içmek için cafe arası vermeyi unutmayın 🙂
Heldenplatz
Hofburg sarayından sonra Heldenplatz’a doğru devam edebilirsiniz. Burası havanın güzel olduğu zamanlarda oldukça kalabalık ve keyifli olan bir yerdir. Burada piknik yapılır, güneşlenilir. Uygun ortam varsa küçük bir piknik ile güzel bir yemek yenebilir.
Maria Theresian Platz
Heldenplatz’dan çıktıktan sonra karşınıza Maria Theresian Platz çıkacaktır. Bu meydanda en önemli iki müze vardır, Doğal Tarih Müzesi ve Sanat Tarihi Müzesi. Doğal Tarih Müzesi gerçekten gezmesi çok ama çok keyifli bir müze. Kesinlikle girilmesini tavsiye ederim.

Akşam Yemeği
Pürstner, Riemergasse 10, 1010 Wien, Avusturya
+43 1 5126357
Burası yerel halkın gittiği bir aile restaurantı, bu sebeple oldukça kaliteli ve lezzetli bir çok yerel lezzet tadabilirsiniz.
Özellikle, Zwiebelrostbraten (Dana bonfile ve kızarmış soğan) tavsiye ediyorum.
Schnitzel yemek isteyenler için burada dana schnitzel mevcut, Wiener Schnitzel vom Kalb.
Burası da kesinlikle rezervasyon yapmanız gereken yerlerden bir tanesidir. Kesinlikle değeceğini söyleyebilirim.
3. Gün
Schönbrunn Sarayı

Viyana’da 3 gün geçirirken geldik son güne.
Son günümüze Schönbrunn Sarayı’na gitmek için U4 metrosuna binip aynı adlı durakta inerek başlıyrouz. Burasının bahçesi bahar ve yaz aylarında mükemmel, kış aylarında da tam bir kartpostal görüntüsüne sahip.
Burada yürüyüş yapıp keyifli bir zaman geçirdikten, etrafı iyice gezdikten sonra U4 metrosuna tekrar biniyoruz ve Karlsplatz’a dönüyoruz.
Hundertwasser Haus
Karlsplatz’dan 1 nolu tramvay’a binerek Hetzgasse durağında indikten sonra yaklaşık 100 metre ileride Hundertwasser Haus’u bulabilirsiniz.
Burası, Friedensreich Hundertwasser tarafından 1985 yılında bayağılaşmış modern mimariye tepki olarak tasarlanmış olan bir konuttur. Bu konut gerçekten oldukça ilginç 🙂 Gerçekten sanatçının tepkisini hissedebilirsiniz.

Naschmarkt
Hundertwasse Haus’ta Friedensreich Hundertwasser’in tepkisini iyice gördükten sonra 1 nolu tramvay’a binip Schwedenplatz’a gidiyoruz ve Tuna kanalı’nı gezip meydanı da gördükten sonra Rotenturmstrasse’den yürüyerek Stephansdome’a oradan da Naschmarkt’a gidebilirsiniz.
Naschmarkt’a giderken yol üzerinde Karlskirsche’yi göreceksiniz. Burası, imparator IV.Karl’ın şehir 1713 vebasından kurtulursa veba ile mücadele eden Milano Başpiskoposu Aziz Carlo Borromeo’ya ithafen yaptırmaya karar verdiği bir kilisedir. Kilise Barok tarzdadır. Giriş kısmı vebadan çekilen acıları betimleyen kilisenin yapımı 25 yıl sürmüştür.

Yolun devamında Naschmarkt’a çıkıyoruz ve burada güzel restauranlat, taze meyve, sebze satan tezgahların içerisinde güzel zaman geçiriyoruz.
Akşam Yemeği
Son günün akşam yemeği için all you can eat öneri yapmak isterim;
Ebi 7, Mariahilfer Str. 112, 1070 Wien, Avusturya
+43 1 5221018
Ebi, bir uzak doğu restaurant’ı ve en güzel özelliği de all you can eat olması. Yani, belirli bir miktar ücret ödeyerek, 15-20 Euro, istediğiniz kadar yeme şansına sahip oluyorsunuz.
Özellikle uzak doğu mutfağı sevenler için oldukça keyifli bir deneyim olacaktır.
En önemli nokta kesinlikle tabakta, masada asla ama asla yemek bırakmamaktır, yoksa tüm siparişlerin gerçek fiyatı hesabınıza yansıtılacaktır.
Bu şekilde Viyana’da 3 gün dolu dolu ve keyifli bir gezi yapmış olduk.
Viyana, Viyana’da 3 gün yazısına sığmayacak kadar güzel, 3 gün asla yetmeyecek kadar keyifli bir şehir.
Bu şehrin bizim tarihimizde de oldukça büyük bir yeri var. Bu sebeple gezinizin her anını mutlu, keyifli, tarih dolu geçirmenizi dilerim.
İyi seyahatlar
Dikkatinizi çekebilecek diğer yazılar:
Genç Çiftler için Haftasonu Atina Kaçamağı
Kısıtlı Zamanda Bologna Seyahat Rehberi
Sakız Adası Gezi Rehberi – Kuzey ve Orta Batı
Kendin İçin mi Geziyorsun, Yoksa Paylaşım İçin mi?
Seyahatleri Neden Yanlış Hatırlarız (ve Onları Gerçekten Nasıl Hatırda Tutarız)
10 Küçük Valiz Hazırlama Alışkanlığıyla Seyahatleri Kolaylaştır
Akıllı Bütçeleme: Daha Az Harcayarak Daha Fazla Keyif Almanın Yolu



Merhaba. Ben de kendi yazımda birçok seyahat bloğunun Naschmarkt’ı atladığından şikayet etmiştim ama sizin yer verdiğinizi görünce sevindim 🙂